YÖNETİM KURULU BAŞKANI'NIN MESAJI

Ahmet Zorlu

Değerli Paydaşlarımız,

Global büyümede istenen seviyeye henüz ulaşılamamıştır.

Dünya ekonomisi 2015 yılı boyunca istenen güçlü toparlanmayı gerçekleştirememiştir. ABD Merkez Bankası’nın (FED) yarattığı faiz artırımı baskısı özellikle dış finansman ihtiyacı yüksek gelişmekte olan ülkeleri etkilemeye devam etmiştir. ABD ekonomisinin toparlandığına dair sinyaller alınması ve işgücü verilerinin güçlü seyri, enflasyonda %2’lik hedefin altında kalınmasına rağmen, FED’in faiz artırım kararı için uygun ortamı hazırlamış ve faiz artırımlarına 2016 yılına girmeden başlanmıştır.

Önümüzdeki dönemde yapılacak yeni faiz artışları, özellikle gelişmekte olan ülkelere, sermaye akışı açısından önemini korumaktadır. ABD ekonomisinin 2015 yılının 4. çeyreğinde zayıflama emareleri göstermesi üzerine FED’in faiz artırımlarını daha uzun bir süreye yayma olasılığının artması, en azından bir süre daha gelişmekte olan ekonomileri ani şoklardan uzak tutacaktır.

2015 yılında atılan önemli adımlara rağmen Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın sınırlı olduğu, mevcut zayıf talep-düşük enflasyon döngüsünün aşılamadığı ve AB ekonomilerinin 2016 yılında da zorlanacakları öngörülmektedir. Avrupa Merkez Bankası (AMB)’nın ekonomiyi canlandırmak için 2015’te devreye aldığı ve yılsonunda 2017’ye kadar uzattığı varlık alım programı büyüme beklentilerinin temel dayanağı konumundadır.

Çin'in yeni bir ekonomik denge arayışının etkisiyle büyüme oranında yaşadığı yavaşlama, küresel büyüme üzerinde olumsuz etkisini sürdürürken, emtia talebinin düşmesi, arzdaki artış ve ABD Doları'ndaki güçlenmeye paralel sert düşüş gösteren ve halen zayıf seyrini sürdüren petrol ve emtia fiyatları, petrol ve hammadde ihracatçısı konumundaki ülkeleri giderek daha zor duruma sokmaktadır.

Yaşanan iç ve dış belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisi 2015 yılında %4 büyümüştür.

Mevcut dış koşullar ve kısa bir zaman zarfında yaşadığımız iki genel seçime rağmen Türkiye, 2015 yılını %4 büyüme ile kapatmayı başarmıştır. Ancak, sürdürülebilir bir büyüme için büyüme modelinin tüketim ağırlıklı yapısının üretim lehine dönüştürülmesi önem taşımaktadır. Yapısal reformlara ağırlık verilmesi ve bunların hayata geçirilmesi bu açıdan çok önemlidir. Önümüzdeki dönemde yatırımları canlandıracak, sanayide verimliliği artıracak, katma değeri yükseltecek ve orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payını artıracak bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.

2015 yılında cari açık, düşen petrol fiyatlarının ve yükselen kurlar ile düşük büyümenin ithalat talebinde yarattığı gerilemenin etkisiyle daralma göstermiştir. Buna karşılık, ihracatımızı azaltıcı etki yapan Euro/Dolar paritesindeki sert düşüş ve Orta Doğu’da devam eden karışıklıklara, yılın son çeyreğinde Rusya ile yaşanan krizin eklenmesiyle artan tedirginlik turizm gelirlerimizde de düşüşlere neden olmaya başlamıştır. Diğer yandan hedefin çok üzerinde seyreden enflasyon önlem alınması gereken bir risk unsuru olmaya devam etmektedir.

2016 yılında, Türkiye ekonomisinin büyüme ivmesini koruyacağı tahmin edilmektedir. Düşük enerji fiyatlarının ithalat üzerindeki olumlu etkisi devam ederken, kurun enflasyon üzerindeki olumsuz etkisinin kademeli olarak azalması beklenmektedir. Nüfus dinamiğinin ve asgari ücretteki %30’luk artışın da pozitif etkisiyle iç talebin büyümeye olumlu katkıda bulunması beklenmektedir. Türkiye, Çin ekonomisinin yavaşlaması riskine karşılık diğer gelişmekte olan ülkelerden pozitif yönde ayrışmaktadır. Önümüzdeki dönemde, Türkiye açısından jeopolitik riskler, kalıcı yüksek enflasyon ve küresel sermaye hareketlerine bağlı olarak yaşanabilecek yüksek montanlı fon çıkışları temel risk unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Vestel yeni teknolojiler üreten ve geliştiren yapısıyla geleceğe oynamaktadır.

Televizyonda Avrupa’nın ilk üç büyük üreticisinden biri olarak, tüketici elektroniği sektöründe Türkiye pazarı için çığır açmaya devam ederken, küresel pazarın en büyük oyuncularından biri olmak üzere de adımlarımızı sağlamlaştırmaktayız. 4K 3D kavisli TV’yi pazara sunmamız, ülkemizin ilk hibrit yayın platformunda yer almamız, geçen yıl üretimine başladığımız ilk yerli üretim akıllı telefon Venus’ün yeni modelleriyle yüksek bir teknoloji ve tasarım gücünü temsil etmemiz bizim için gurur kaynağı olmaktadır.

Vestel, "Nesnelerin İnterneti"nin Türkiye'deki gelişiminde öncü rol üstlenmektedir ve tüketici elektroniği sektöründeki lider konumuyla bu gelişimde önemli pay sahibidir. Yakın geleceğin akıllı evlerini kurgularken, kumanda görevini alacak telefon ve televizyondaki teknolojik üstünlüğümüz bizi rakiplerimizden ayrıştırmakta, ülkemizde akıllı ev-akıllı şehir kavramında öncü olma iddiamızla örtüşmektedir.

Vestel, beyaz eşyada da Ar-Ge ve tasarımda üstün ve pazar olanaklarını çok iyi değerlendiren bir üretici olarak, çevreci, su ve enerji tasarrufu sağlayan, orta ve üst segment ürünlerden oluşan geniş ürün gamı ve güçlü finansal yapısı ile kârlılığını artırarak büyümektedir.

Gelişmekte olan ülke kimliğiyle Türkiye, genç nüfusu, gelişen altyapısı, şehirleşme ve dijital ekonomiye hızlı geçiş yapmasına paralel yüksek bir beyaz eşya talebine sahiptir. Yurt içi talepteki gelişme potansiyeli Vestel’in beyaz eşyada büyüme haritasının önemli bir bileşenidir. Diğer yandan, Vestel’in beyaz eşya ihracatı yükselen bir ivmeyle artarken A markalı müşteri portföyü de büyümekte, yurt dışı pazar hakimiyeti artmaktadır.

2015 yılında inovasyon odağımızı daha da ileri taşıyacak bir inisiyatifi hayata geçirerek, inovatif fikirleri olan girişimcilere destek olmak üzere Vestel Ventures kurulmuştur. Vestel Ventures bir “melek yatırımcı” olarak, fikir aşamasında olan girişimleri desteklemek adına tohum sermayesi desteği sağlamaktadır. Buna ek olarak, girişimciler Vestel’in Ar-Ge danışmanlığı ve üretim olanaklarından yararlandırılmakta; girişimlerin ticarileştirilmesi aşaması desteklenmektedir. Girişimin tohum sermayesi desteği alabilmesi için yenilikçi, rekabetçi, pazarlanabilir, büyüyebilir ve sürdürülebilir olması kriterleri göz önünde bulundurulmaktadır.

Çağımızda dünyanın her yerinde işletmeleri etkileyen dört temel trend bulunmaktadır: mobilite, sosyal uygulamalar, bulut ve büyük veri. Dijital dönüşümünü başarıyla tamamlamak ve "Yeni Sanayi Devrimi" olarak kabul edilen Endüstri 4.0’da bu anlamda başarıyı yakalamak isteyen şirketlerin bu dört kuvveti her noktada etkili bir şekilde yönetebilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra her sektörde süreçlerin dijitalleştirilmesi, sıra dışı durumların başarıyla yönetilebilmesi, işletme genelindeki tüm süreçlerin gözlemlenebilmesi de modern işletmeler açısından büyük önem taşımaktadır.

Yeniliklere ve değişime her koşulda açığız. Bu yaklaşımımız, kurulduğumuz ilk günden beri bize yol göstermiş ve bizi liderliğe taşıyan en önemli etkenlerden biri olmuştur. Çağın getirdiği ve gerektirdiklerini faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda iş süreçlerimize yansıtıyoruz. Değişimi gelişimle harmanlayarak ilklere imza atan çalışmalar, ürün ve hizmetler ortaya koyabiliyoruz. Vestel olarak öngörülerimizle doğru zamanda attığımız adımların ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz.

Tüm başarılarımızın temelinde; hayal gücümüz, hedeflerimizi hayata geçiren özgüvenimiz, yenilikçiliğimiz, araştırma ve geliştirmeye olan inancımız ve girişimci ruhumuz yer alıyor. Birlikte çalışarak büyüyeceğimize ve çağı her daim yakalayacağımıza inancım tamdır. Bu noktada Vestel'e emek veren, çaba gösteren tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum.

Vestel Elektronik 2015 yılında, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yerini almıştır.

Temel değerlerimizin başında gelen ve içselleştirdiğimiz sürdürülebilirlik kavramını somut olarak ortaya koyan bir gelişmeyi de vurgulamaktan gurur duyuyorum. Vestel Elektronik, Borsa İstanbul'un 2015 yılında yaptığı değerlendirmeler sonucunda, 2 Kasım 2015 tarihinden itibaren BİST'te işlem gören ve kurumsal sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan şirketlerin paylarından oluşan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi'ne dahil olmuştur. Bugün olduğu gibi gelecekte de ülkemize ve tüm paydaşlarımıza kalıcı değer yaratmayı misyonumuzun ve sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.

2016 yılında Türkiye ekonomisine sağladığımız katkı artarak devam edecektir.

Önümüzdeki dönemde yapacağımız yatırımlarla ve üreteceğimiz işlerle, Türkiye ekonomisine sağladığımız katkıyı artırarak yolumuza devam edeceğiz. Gerçekleştireceğimiz faaliyet ve etkinliklerle ve sponsorluklarımızla toplumsal desteğimizi artırmayı ve daha yaşanılabilir bir dünya hedefine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.

Hayallerimize hayat vermemize katkı sağlayan ve Vestel’i global arenada rekabet edebilen bir güç yapan tüm paydaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Ahmet Nazif Zorlu
Yönetim Kurulu Başkanı