YÖNETİM KURULU BAŞKANI'NIN MESAJI

Ahmet Zorlu

Değerli Paydaşlarımız,

Güçlü ve yaygın büyümeye geri dönüş

2017 yılında, global ekonomiye merkez bankalarının attığı adımlar ve jeopolitik gelişmeler yön vermiştir. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) başta olmak üzere, dünyanın belli başlı merkez bankalarının uyguladığı büyümeyi destekleyici para politikaları olumlu sonuçlarını gösterirken, gelişmiş ekonomilerdeki büyüme hızları belirgin şekilde güçlenmeye başlamıştır. Benzer şekilde, gelişmekte olan ülkelerin büyüme performanslarında da iyileşme gözlenmektedir. Sonuç olarak 2017’de beklentileri aşan bir küresel ekonomik büyüme yaşanmıştır.

Bu süreçte dikkat çeken önemli husus, küresel çapta genele yayılan bu iyileşmenin; ABD Başkanı Trump’ın korumacı politikalarının yarattığı kaygılar, Brexit süreci, Orta Doğu’da yaşanan olumsuz gelişmeler ve Kuzey Kore - ABD gerginliği gibi dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan jeopolitik ve siyasi sorunların varlığında gerçekleşmiş olmasıdır.

ABD ekonomisinde büyüme ve istihdam rakamlarında yaşanan istikrarlı artışa paralel, Fed yıl içinde planlandığı şekilde üç faiz artırımı gerçekleştirmiş ve politika faizini 2017 yıl sonu itibarıyla yüzde 1,25 - 1,50 aralığına yükseltmiştir. Fed, aynı zamanda, Ekim ayında bilanço küçültme sürecini de başlatmıştır. Diğer yandan, özellikle enflasyon konusunda öngörülen ivmenin yakalanamaması ve Trump yönetiminin büyüme planlarını öngörülen hızda hayata geçirememesi uluslararası piyasalarda Amerikan Doları’nın değer kaybetmesine yol açmıştır.

Avrupa’da ise yılın ikinci yarısında daha belirgin olmak üzere, ECB’nin likiditeyi kısıcı adımlar atacağı beklentisiyle Avro para birimi değer kazanmaya başlamıştır. Avro Bölgesi 2017 yılında 2008 küresel krizinden bu yana en güçlü büyüme performansını sergilemiştir. Bu gelişmelere paralel, ECB varlık alım programını küçültme kararı alarak 2017 yılı itibarıyla para politikasında normalleşme doğrultusunda ilk adımlarını atmıştır. Çin ekonomisi de dengelenme sürecinde, eskisi kadar yüksek olmasa da istikrarlı bir büyüme trendine dönüşün işaretlerini vermiştir.

2017’de petrol başta olmak üzere emtia fiyatları da yukarı yönlü hareketini sürdürmüş; gelişmekte olan ülkeler destekleyici likidite politikaları ve yatırımcıların yüksek getiri arayışları nedeniyle fon akımlarını çekmeye devam etmiştir.

Türkiye ekonomisi güçlü performansı ile dayanıklılığını ve dinamizmini bir kez daha ortaya koymuştur.

2017 yılında uygulamaya konulan Kredi Garanti Fonu, istihdam seferberliği ve sektörel bazda sağlanan geçici vergi indirimleri Türkiye’de iç tüketimi ve büyümeyi önemli oranda desteklemiştir.

Türkiye ekonomisi, söz konusu teşvikler ve 2016 yılının düşük baz etkisiyle 2017 yılında güçlü bir performans göstermiş; yılın üçüncü çeyreğindeki %11,3’lük rekor büyümenin ardından yıl bazında %7,4 oranında büyüme kaydetmiştir.

Buna karşılık enflasyon, gıda ve enerji fiyatları ile döviz kurlarındaki yükselişin etkisiyle yıl sonu itibarıyla çift haneli seviyelere yükselmiştir. Dış ticaret açığı ve cari açık ise ekonominin temel sorunlarından biri olmayı sürdürmektedir.

2018 yılında da enflasyon, cari açık, istihdam, dış borç gibi konular gündemde kalmaya devam ederken, jeopolitik riskler, hükümetin uygulayacağı reform ve teşvik programı, Fed’in faiz kararları ve Brexit süreci piyasalar ve ekonomi açısından belirleyici olacaktır.

Hükümetin büyümeyi destekleyici politikalarını devam ettireceği ve global ekonomideki iyileşmenin ihracatı destekleyeceği öngörüleri altında Türkiye ekonomisinin, 2017 yılındaki güçlü büyümenin ardından, 2018 yılında %4-5 aralığında daha ılımlı bir büyüme göstermesi beklenmektedir.

İhracat ve turizm gelirlerinde devam eden toparlanmanın cari açığa olumlu yansıması beklenirken, enflasyonun da baz etkisi desteği ile 2018’in sonuna doğru tekrar tek haneli seviyelere yaklaşacağı öngörülmektedir.

2017 Vestel’in sürdürülebilir ve kârlı büyüme planlarını kararlılıkla uyguladığı ve önemli kazanımlar elde ettiği bir yıl olmuştur.

Beyaz eşya ürünlerinde Şubat -Eylül ayları arasında uygulanan ÖTV muafiyeti yurt içi beyaz eşya satışlarımızda güçlü bir büyüme sağlarken, ana ihracat pazarımız Avrupa’da gözlenen ekonomik toparlanma da beyaz eşya ihracatımızı olumlu etkilemiştir.

Toshiba Visual Solutions Corporation ile imzaladığımız marka lisans anlaşması çerçevesinde, 2017 yılında Avrupa pazarı için Toshiba markalı TV üretimi ve satışına başlanırken, marka için geliştirdiğimiz yeni ürün gamının Haziran ayında tamamlanmasının ardından, yılın ikinci yarısında Toshiba markalı TV satışlarımız ivme kazanmıştır.

Yıl içinde bir diğer önemli gelişme olarak, Temmuz ayında yeni çamaşır makinesi ve kurutma makinesi fabrikamızın temelleri atılmıştır. 70 milyon Avro yatırım ile 2018 yılının ikinci yarısında faaliyete geçirmeyi planladığımız yeni üretim tesisimiz Endüstri 4.0’a uygun olarak tasarlanmakta olup yıllık 750.000 adet çamaşır makinesi ve 750.000 adet kurutma makinesi üretim kapasitesine sahip olacaktır.

TPM (Total Productive Maintenance-Toplam Üretken Bakım) uygulamalarında 2010 yılından bu yana gerçekleştirdiği başarılı çalışmaları ile daha önce “TPM Mükemmellik” ve “TPM Süreklilik” ödüllerini alan Vestel, 2017 yılında aldığı “TPM Özel Ödülü” ile başarısını bir kez daha tescilletmiş ve taçlandırmıştır. Vestel’in dünyada TPM Özel Ödülü’nü alan ilk TV üreticisi olarak onurlandırılması, üretimdeki üstünlüğümüzü bir kez daha ortaya koymuştur.

Diğer yandan, 2014 yılında “TPM Mükemmellik Ödülü”nü alan Vestel Beyaz Eşya, tüm süreçlerini daha da ileriye taşıyarak 2017 yılında da “TPM Süreklilik Ödülü”nün sahibi olmuştur. Vestel Beyaz Eşya, beyaz eşya sektöründe aynı anda 6 ayrı fabrikayla bu ödüle layık görülen ilk firma olarak dünya çapında bir başarıya imza atmıştır.

Endüstri 4.0 adaptasyonunda avantajlı konuma sahibiz.

TPM faaliyetlerini uzun yıllardır uyguluyor olmamız, Endüstri 4.0 adaptasyonunda bize büyük bir avantaj sağlamaktadır.

VESTEL 4.0 olarak adlandırdığımız dijital dönüşümün sonucunda varılacak hedef tüm süreçlerin yapay zeka yazılımları ile yönetildiği “Akıllı Fabrika”dır.

Yazılım konusundaki yetkinliğimiz Endüstri 4.0’a geçişte bizim en büyük avantajlarımızdan biridir.

Endüstri 4.0 yolculuğumuzda, çalışan profilimizin de değişeceğini ve işi fiziken yapan çalışanların yerini süreçleri tasarlayan, geliştiren ve kontrol eden insan kaynağının alacağını öngörüyoruz.

Endüstri 4.0 dönüşümü ile yüksek verimlilik artışları ve üretim maliyetlerinde elde edilecek kayda değer tasarrufların yanı sıra müşteri memnuniyetinin de en üst düzeye çıkartılması hedeflenmektedir.

Bu dönüşüm ile Vestel’in piyasaya daha yüksek katma değerli ürünleri, daha hızlı şekilde sunarak küresel çapta rekabet gücünü daha da ileriye taşıması beklenmektedir.

Vestel Türkiye’de Endüstri 4.0 dönüşümünü gerçekleştiren ilk tesisin Vestel City olması konusunda iddialıdır.

360 derece kurumsal sürdürülebilirlik

360 derece kurumsal sürdürülebilirlik vizyonumuzun bir yansıması olarak; Ar-Ge ve inovasyon üstünlüklerimizi sürdürülebilir ürün portföyümüzü genişletmek için kullanıyoruz.

Enerji ve su tasarrufunda ulaştığımız seviye, gerek üretim aşamalarımızda gerekse rekortmen ürünlerimizde açıkça görülebilirken, bu alandaki çalışmalarımızla sürdürülebilir bir gelecek hayaline yönelik pek çok kazanım elde etmeye devam ediyoruz.

Vestel Beyaz Eşya’nın kısa bir süre önce, Türkiye’de sektöründe bir ilke imza atarak Su Ayak İzi Onay Belgesi’ni almış olması, çabalarımızın karşılık gördüğünün güzel bir örneğidir.

Sahip olduğumuz çok sayıdaki uluslararası sertifikasyon arasında yerini alan bu belge ve su kullanımında ulaşmış olduğumuz standart, doğal kaynakların verimli kullanımına atfettiğimiz önemin bir göstergesidir.

Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın temel unsurları olan müşteri hizmetleri ile insan kaynağının eğitimi ve gelişimi gibi pek çok alanda da önemli adımlar atıyoruz. Vestel Teknoloji Akademisi’ndeki eğitim programlarıyla Ar-Ge çalışmalarını desteklerken, Vestel Perakende Akademisi ve Vestel Servis Akademi başta olmak üzere farklı platformlarda düzenlediğimiz eğitimlerle müşteri hizmetlerini yukarıya taşıyor ve insan kaynağımızı sürekli gelişim yaklaşımıyla daha da güçlendiriyoruz.

2017 yılında sektörümüzde bir ilke imza atarak aldığımız “Müşteri Dostu Marka” ve “Müşteri Dostu Kuruluş” Belgeleri Vestel’in mükemmeliyetçi hizmet yaklaşımını ve müşteri hizmetlerinde ulaştığı noktayı açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Teknolojik ilerlemenin sosyal sorumluluk alanına entegre edilmesinin etkileyici bir örneği

Vestel olarak engelli, kadın, erkek ve çocuk ayrımı yapmadan toplumun tamamının aktif olarak katıldığı ve hep birlikte değer ürettiği bir dünyada, mutlu bir geleceğin inşa edilebileceğine inanıyoruz. Bu bağlamda, Erişilebilirlik Projemizi teknolojik ilerlemeyi sosyal sorumluluk alanına taşıyan etkileyici örneklerinden biri olarak değerlendiriyoruz.

Projemiz, fabrikadan son kullanıcıya, web sitesinden müşteri hizmetlerine kadar tüm süreçlerde engelli bireylerin Vestel dünyasına sorunsuz erişimini sağlamak üzere kurgulanmıştır.

Projenin tamamlayıcı unsurlarını ise engelli istihdamı ve engelli vatandaşlara dönük diğer sosyal sorumluluk çalışmaları oluşturmaktadır.

Projenin 2017 yılında Birleşmiş Milletler’in Taraflar Konferansı’nda Türkiye’yi temsil etmesi bizi bir kez daha gururlandırmıştır.

Vestel, 2017 yılında “Kontenjan Fazlası En Çok Engelli İstihdamı Sağlayan İşletme” olmayı başarırken, toplam engelli istihdamını da 440’a çıkarmıştır.

Gururla geleceğe…

Vestel, bugünden geleceği tasarlayan global bir üretim devi olarak yeni alanlarda da sesini duyurmaktadır. Yüksek standartları ve performansıyla dikkat çeken ve sürekli iyileştirilen yeni modelleriyle gelecekte yerini daha da güçlendireceğine inandığımız akıllı telefonumuz Venus, Vestel’in inovatif vizyonunu ortaya koyan adımlardan biri olmuştur. Akıllı ev ve akıllı şehir platformunu geliştiren ve genişleten Vestel, önümüzdeki dönemde bu alanda da öncü kimliğiyle adından çokça söz ettirecektir. Ar-Ge yetkinliğimizle teknolojide geldiğimiz nokta, Vestel’in geleceğe imza atacak kurumlardan biri olacağına dair inancımızı pekiştirmektedir.

Daha yaşanabilir bir dünya ve refah düzeyi daha yüksek bir Türkiye için heyecan ve özveriyle çalışmak temel varlık nedenimiz olmaya devam etmektedir. Zirveye doğru yolculuğumuzda bizimle birlikte hayallerimize ve başarılarımıza ortak olan büyük Vestel ailesine ve tüm paydaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Ahmet Nazif Zorlu
Yönetim Kurulu Başkanı